Ana Sayfa Eğitim OMÜ'de 'Kriz ve Medeniyet' başlıklı konferans yoğun ilgi gördü

OMÜ'de 'Kriz ve Medeniyet' başlıklı konferans yoğun ilgi gördü

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İlmi ve Fikri Araştırmalar Topluluğu tarafından düzenlenen 'Kriz ve Medeniyet' başlıklı konferans, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Mavi Salon’da yapıldı.

Giriş Tarihi: 4 Nisan 2013 Perşembe 17:20
OMÜ'de 'Kriz ve Medeniyet' başlıklı konferans yoğun ilgi gördü

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İlmi ve Fikri Araştırmalar Topluluğu tarafından düzenlenen 'Kriz ve Medeniyet' başlıklı konferans, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Mavi Salon’da yapıldı.

Gazeteci ve Yazarı Dr. Yusuf Kaplan’ın konuşmacı olarak davet edildiği konferansa; Rektör Vekili Prof. Dr. Mahmut Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halis Ölmez, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Açılış konuşmasını yapan İlmi ve Fikri Araştırmalar Topluluğu Akademik Danışmanı Yard. Doç. Dr. Salih Kesgin, konferansın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, “Böyle bir konuyu gündeme taşımamızın 2 temel sebebi var. Birincisi dünyada çok kapsamlı bir kriz dönemi yaşıyor olmamızdır. Bu noktada farklı alanlarda yaşadığımız krizi iyi tanımlamak gibi bir sorumluluğumuzun olduğuna inanıyorum. İkincisi ise insanlığın içinde bulunduğu krizlerden çıkış için son 2-3 asırdır; düşünceleriyle, paradigmasıyla, felsefesiyle, daha sonra kurum ve kuruluşlarıyla dünyaya hakim olan modern batı düşüncesinin değerleriyle bu krizlerden çıkmanın imkan ve ihtimali olmamasıdır. Konferansın herkes için faydalı olmasını diliyorum.” şeklinde konuştu.

“Bu dünyaya söyleyeceğiniz bir laf yoksa yaşamanızın anlamı yoktur. Kendinizi hafife almayın.” diyen Dr. Yusuf Kaplan, “Kendinizi önemsemezseniz hiçbir şey yapamazsınız. İddiaları olmayan insanların, rüya ve hayal göremeyen insanların başkalarının iddialarını dillendirip, başkalarının hayallerini gördüğünü unutmayın. Problem, bizim iddia, rüya ve hayal fikrinden yoksun olmamızla ilintilidir. Tarihin yazılmasında kilit rolü oynamış bir toplumuz. Oturduğumuz coğrafya basit bir kara parçası olmaktan çok ötedir. Biz burada, bu coğrafyada bütün medeniyetlerin üzerinde oturuyoruz. Osmanlı, tarihteki bütün medeniyet tecrübelerinin üzerine kurulmuştur. Bunun yanında bütün bu medeniyetlerden yararlanmasını bilmiş bir toplum olarak tecrübeye sahibiz. Bu açıdan baktığımızda Osmanlı tecrübesi insanlık tarihinde yaptığımız yürüyüşün bileşkesi ve zirve noktasıdır.” dedi. Son iki bin yıllık insanlık tarihi boyunca Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar iki büyük yolculuk gerçekleştirebilmiş Türklerden başak bir toplum olmadığını hatırlatan Kaplan, Çin Seddi’nin, Çin’in kendi coğrafyasından çıkamadığını gösteren bir metafor olduğunu vurguladı. 

Hint medeniyetindeki hareketin ise doğuya olan hareketle ilintili olduğunu fakat Çin medeniyetinin çok derin bir tecrübe olduğu için Hintlerden gelen dalgayı püskürtmekte olduğunu söyleyen Yazar Kaplan, bunun dışında İranlıların en fazla ön Asya kısmına kadar yürüyebildiklerini onun ötesinde batıdan doğuya yolculuk yapan hiçbir medeniyetin olmadığını kaydetti.

Sözlerine, “Modern tarih insanlık tarihinde bir arızadır, sapmadır.” diyerek devam eden Dr. Yusuf Kaplan, “İnsanlığın ortaya koyduğu ana düşünce geleneği, insanlık tecrübesinin kilit noktasında duran tecrübedir. Hiçbir şey hakkında ezber cümlelere ihtiyacımız yok, hakikati bir bütün olarak görmemiz gerekiyor. İnsanlık tarihinde M.Ö. 15. yüzyıl ve M.S 15. yüzyıl asimetriktir. M.Ö. 15. yüzyılda gerçek anlamda medeniyetler arası bir diyalogdan bahsediyoruz. Tarihte, M.Ö. 15. yüzyılda Çin, Hint, Mısır, Mezopotamya, Afrika ve Latin Amerika’da şamanlar ilk defa bir paradigma üzerinde gerçek anlamda medeniyetler arası diyalog geliştiriyorlar. Bunu, ‘İnsan tabiata, tanrıya ve kainata ait bir varlıktır.’ cümlesiyle anlatabiliriz. M.S. 15. yüzyılda Rönesans’la birlikte başlayan modern Avrupa tecrübesi bu paradigmayı tepetaklak etmiştir. Gelişen yeni paradigmada insanın tanrı ve kainata hakim bir varlığa dönüştüğünü görüyoruz. Ortaya büyük bir kriz çıkıyor. Bu ontolojik ve var oluşsal bir krizdir. Biz, ontolojik bir krizin eşiğinde olduğumuzu fark edemiyoruz. Krizden kastım çağ körleşmesidir. Çağ körleşmesi sorunu, pornografik algı biçimi sebebiyle diğer algılama biçimlerinin yitirilmesidir. Sizin bir çağrınız var mı? diye sorun kendinize. Çağrınız, çağınızı korumuyorsa, çağrınızın da, çağınızın da varlığından bahsedemeyiz. Modern insan düşünemeyen, düşünmeyi unutmuş insandır.” şeklinde konuştu.

Konferans, karşılıklı soru cevap bölümünün ardından Rektör Vekili Prof. Dr. Mahmut Aydın’ın Dr. Yusuf Kaplan’a plaket takdimiyle sona erdi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
HaberEfor: SamsunHaberMudurnuHaber