Ana Sayfa Politika Bahçeli: PKK'nın geçişini maç seyreder gibi izlemek suçtur

Bahçeli: PKK'nın geçişini maç seyreder gibi izlemek suçtur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “PKK’lıların beşerli gruplarla sınır ötesine gidişini seyretmek, termal kameralarda maç izler gibi tepkisiz takip etmek suçtur ve uyarmak isterim ki, bu sorumluluktan başta hükümet olmak üzere hiç kimse muaf olamayacaktır.” dedi.

Giriş Tarihi: 7 Mayıs 2013 Salı 12:53
Bahçeli: PKK'nın geçişini maç seyreder gibi izlemek suçtur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “PKK’lıların beşerli gruplarla sınır ötesine gidişini seyretmek, termal kameralarda maç izler gibi tepkisiz takip etmek suçtur ve uyarmak isterim ki, bu sorumluluktan başta hükümet olmak üzere hiç kimse muaf olamayacaktır.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan’ın, bölücülüğün ikinci el piyasasında, İmralı canisi ve terör örgütüyle inanılmaz bir pazarlığa tutuştuğunu ileri sürdü. Bahçeli, şunları söyledi: “Pazarlık edilen Türk milletidir. Pazarlık edilen Türk vatanıdır. Pazarlık edilen başkanlık sistemiyle birlikte özerklik, federasyon ve konfederasyondur. Başbakan Erdoğan İmralı’da pazarlıkçı, Kandil’de barışçı, Ankara’da çözümcü, haftaya gideceği Vashington’da BOP’çu, Erbil’de peşmergeci, Brüksel’de AB’ci, Erivan’da Taşnak’çı, geçmişte milli görüşçü, şimdilerde hamuduyla götürücü ve iftiracı olarak oldukça farklı özellikleri üzerine almıştır.”

Başbakan Erdoğan’ın, MHP‘nin iktidar yıllarında İmralı ile görüşüldüğünü ileri sürdüğünü hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi: “İmralı’da yatan canibaşı 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanmıştır. Bir gün sonra Türkiye’ye getirilmiş ve doğruca İmralı cezaevine gönderilmiştir. Bunlar oluyorken Milliyetçi Hareket Partisi henüz TBMM’de değildir ve 56’ıncı hükümet işbaşındadır. Terösitbaşının yargılanmasına 31 Mayıs 1999 tarihinde başlanılmıştır. Sayın Başbakan bilmelisin ki, İmralı canisi sadece ve sadece bağımsız yargı marifetince sorgulanmış, kendisinden işlediği cinayetlerin hesabı sorulmuştur. Pazarlık başka bir şeydir, sorgulama, ifade alma, soruşturma ve kovuşturma başka bir şeydir. Nasıl bir yalana batmışsın ki, sorgulamayla pazarlığı birbirine göz göre göre karıştırıyor, bundan da çıkar umuyorsun? Sen AKP’ye oy vermiş vatandaşlarımı, vatansever AKP’li milletvekili arkadaşlarımı saf, bir şey bilmez, bir şeyden de anlamaz mı sanıyorsun?”

"SAYIN BAŞBAKAN ASIL SEN KİME BAĞLISIN?"

Başbakan’ın MHP’ye yönelik, 1999 yılında, ‘Genelkurmay mı size bağlıydı, yoksa hükümetiniz mi Genelkurmay’a bağlıydı? MİT mi size bağlıydı, siz mi MİT’e bağlıydınız? Jandarma mı size bağlıydı, yoksa siz mi Jandarma’ya bağlıydınız? Adalet Bakanlığı mı size bağlıydı, yoksa siz mi Adalet Bakanlığı’na bağlıydınız?’ türünden sorular yönelttiğini hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan acaba vereceğim cevapları idrak edebileceğin ve özümseyebileceğin bir algılama kabiliyetin var mı, doğrusunu istersen merak ediyorum. Bizim kime bağlı olduğumuzu cümle alem bilmektedir ve bu da büyük Türk milletinden başkası değildir. Bizim Türk milletinden başkasına yüz sürmemiz, vesayetini kabul etmemiz ve telkini altına girmemiz ne duyulmuş, ne de görülmüş bir şeydir. Pazarlık yapa yapa senin gözün hiçbir şey görmemekte, kafan bir şeyi almamaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin direncini kırmak, itibarını zedelemek Başbakan’ın çapını ve zihin çerçevesini aşacak ve komik durumlara düşürecektir. Sayın Başbakan asıl sen kime bağlısın? İmralı’ya mı bağlısın, Kandil’e mi bağımlısın? İcazeti kimden aldın, kimler tarafından yetkilendirildin, bu hallere nasıl düştün? Sen Türkiye Cumhuriyet’i Başbakanı mısın? Yoksa BOP’un kıdemli Eşbaşkanı mısın? Uyguladığın politikaların fikir babası kim ya da kimlerdir? Başbakan Erdoğan tarih olmaktansa tarih yaptıklarını iddia etmiştir. Başbakan’ın yaptıklarını söylediği tarih milletimizin yararına olmadığına göre, kimlerin lehinedir? Başbakan Erdoğan hangi tarihten bahsetmektedir? Söylemeye çalıştığı, İmralı canisiyle yürüttüğü pazarlıklar tarihi midir? PKK’yla birlikte başrol oynadığı tarih yeni anayasayı da kapsamına almakta mıdır? Altı adımda teröristler nasıl aklanırın ya da üç aşamada Türkiye nasıl bölünürün tarihi mi yazılmaktadır? Başbakan Erdoğan 57’nci koalisyon hükümetiyle uğraşmayı bir kenara bırakarak bu soruların cevabını vermelidir.”

MHP’ye dil uzatmanın Başbakan’ı kurtaramayacağını söyleyen Bahçeli, “Süreç ihanetinin seli hem kendisini hem de bölücü yandaşlarını önüne katıp sürükleye sürükleye adaletin karşısına çıkaracaktır.” ifadesini kullandı.

"TÜRKLÜK YAVAŞ YAVAŞ SİLİNİP GİDECEK"

Yeni Anayasa sürecine değinen Bahçeli, “Etnik ve kültürel farklılıkların anayasal zemin bulması halinde iki milletli, iki devletli bir yeni yapı mukadder hale gelecektir ki, önümüzdeki yeni anayasa hazırlığı böylesi bir riski taşımaktadır. Anayasa’nın kırmızı çizgileri, kurulan ittifaklar tarafından sorgulanacak, aşındırılacak ve bir noktadan sonra fırsat bulunursa üzeri çizilecektir. Bilhassa yüksek yargı yöneticilerinden gelen eleştirisel ve son derece düşündürücü çıkışlar bunun bir göstergesi olarak ele alınmalıdır. PKK’nın elinde silahla anayasa dayatması ve AKP’nin de buna meyyal ve müsait olması büyük sorunların önümüzde durduğuna işarettir. Süreç, bir ayrışma ve ikiye bölünme ile bile sınırlı kalamayacak, Türklük kendi vatanında etnik unsur seviyesine indirgenecek, ilerleyen yıllarda yavaş yavaş silinip gidecektir. Türkçe dışındaki dilleri kamusal alana taşıyacak gelişmeler hem devlet yapısını, hem millet bütünlüğünü ortadan kaldırma tehlikesi taşıdığından dikkatle izlenmeli ve milletimiz tüm olan bitenleri bilmelidir.” dedi.

Çözüm sürecinin terörist başını yeniden örgüt lideri haline getirdiğini belirten Bahçeli, “Süreç bu şekilde ilerlerse, bin yılda yoğrulmuş milli kimlik geri dönüş gösterecek, yaşanacak sosyolojik kırılmanın telafisi asla mümkün olamayacaktır. Devletin üç kurucu unsuru için büyük badireler ihtiva eden sürecin devamı halinde, milli devlet ve üniter yapı çözülecek ve çökecektir. Milli kimliğin, bu kimliği oluşturan maddi ve manevi altyapının, tarihi, sosyal ve kültürel kaynakların adım adım imhası gündeme gelecektir. AKP; BDP, PKK ve gözdağlarıyla rehin alınırsa bir de CHP, anayasa yoluyla Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkacaklar, yerine ismi değişmiş, milleti tükenmiş, küresel emellere kurban verilmiş derme çatma bir yapıyı hayata geçireceklerdir.” şeklinde konuştu.

Bu olmazsa Başbakan Erdoğan’ın referandum kartını devreye sokarak anayasa değişikliği için harekete geçeceğini söyleyen Bahçeli, “Bu muhtemel referandum bir plebisite, yani Türk milletinin varlığını oyladığı bir ortama davetiye çıkaracaktır. Yakın gelecek bu kadar tehlikeli, bu kadar vahim gelişmelere gebedir. Unutulmasın ki, süreç ihaneti çerçevesinde atılan ve atılması planlanan bütün adımlar Anayasal suç niteliği taşımaktadır.” diye konuştu.

"PKK'LILARIN GİDİŞİNE SEYİRCİ KALMAK SUÇTUR"

Hükümet iradesinin devleti dönüştürmeye ve değiştirmeye yetkisi bulunmadığını dile getiren Bahçeli, “Böylesi bir hak Türk milleti tarafından kimseye verilmemiştir ve verilemeyecektir. Bu yüzden, PKK’lıların beşerli gruplarla sınır ötesine gidişini seyretmek, termal kameralarda maç izler gibi tepkisiz takip etmek suçtur ve uyarmak isterim ki, bu sorumluluktan başta hükümet olmak üzere hiç kimse muaf olamayacaktır. Bir kez daha sormak isterim ki, yarın başlayacağı iddia edilen PKK’lı teröristlerin sınır ötesine çekilme işlemine, yürürlükteki hukuk kaidelerinin neresinde cevaz vardır? Bile bile, göre göre terör örgütü mensuplarının çıkıp gitmesine sırt dönmek, sınırlarımızda cirit atan suçlulara mealen güle güle gidin demek hangi kurumun, hangi faninin altında kalkabileceği bir teslimiyet ve kendini bilmezliktir? Ve bu gelişmelerin hiçbir noktasında Milliyetçi Hareket yer almayacak, destek olmayacak ve hepsinden önemlisi de asla sessiz kalmayacaktır.” dedi.

MHP’ye teveccühün hızla büyüdüğünü söyleyen Bahçeli, “Türk milleti bu defa MHP’de karar kılacağının işaretini vermektedir. Süreç anketleri, AKP’yi şişiren uydurma kamuoyu araştırmaları asılsızdır ve gerçek anket meydanlardadır, milletimizin bize gösterdiği yoğun ilgi ve sevgi gösterisindedir. Şunlardan herkes emin olsun ki; hiç kimse İmralı canisinin affını göremeyecektir. Hiç kimse Kürt kökenli kardeşlerimi PKK’ya kuyruk yapamayacak, temsilcisi gibi gösteremeyecektir. Hiç kimse PKK’nın Türkiye’yi rehin almasına şahit olamayacaktır. Hiç kimse aziz şehitlerimizin, kutlu ceddimizin kemiklerini sızlatamayacak, büyük Türk milletini mahcup edemeyecektir.” şeklinde konuştu.

Bahçeli, konuşmasının sonunda bir Beşiktaşlı olmakla birlikte Spor Toto Süper Ligi bitimine iki hafta kala şampiyonluğa ulaşan Galatasaray’ı da tebrik etti.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
HaberEfor: SamsunHaberMudurnuHaber